1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, 9. Uluslararası Öğrenci Buluşması finalinde konuştu
Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, 9. Uluslararası Öğrenci Buluşması finalinde konuştu

Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, 9. Uluslararası Öğrenci Buluşması finalinde konuştu

ERDOĞAN: Ben halkımdan besleniyorum. Kandan beslenen birileri varsa, 1960’ta rahmetli Menderes’in ve iki arkadaşının idamına zemin hazırlayan CHP zihniyetidir, sizsiniz”

A+A-

Sinan Erdem Spor Salonu’nda gerçekleştirilen ve dünyanın pek çok ülkesinden öğrencinin katılımına sahne olan programda Cumhurbaşkanı ERDOĞAN bir konuşma yaptı.

 

“BU SALONDA DÜNYANIN BÜTÜN RENKLERİNİ GÖRÜYORUM”

9. Uluslararası Öğrenci Buluşması’nda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu salonda dünyanın bütün renklerini, bütün güzelliklerini görüyorum. Karşılıksız sevgi, gerçek anlamını sizin işte bu kucaklaşmanızda buluyor. Sizler, bu duruşunuzla, heyecanınızla, dayanışmanızla tüm dünyaya gerçek barış mesajı veriyorsunuz” dedi.

Buluşmayı gerçekleştiren UDEF ve TÜGVA ile organizasyona destek veren; programa katılan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 Nisan’da başlayıp bugün sona eren buluşmanın öğrenciler, katılımcı ülkeler için hayırlara vesile olması; kardeşliği ve muhabbeti perçinlemesi dileğinde bulundu.

“BU VATANI, HAİNLERE BÖLDÜRMEYECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları ekledi: “Şu salonda ve ülkemizin diğer illerinde, yürekleri bizimle atan, ilim için, bilgi için ve daha iyi bir eğitim için Türkiye’yi seçen tüm misafir öğrencilerimize, ayrıca hoş geldiniz diyorum. Bu yıl 9. düzenlenen bu buluşmanın güçlenerek, yeni ülkelere, yeni coğrafyalara taşarak devam etmesini ümit ediyorum. Bu vesileyle şu anda Güneydoğu’da ve ülkemizin birçok yerinde bu milletin vahdeti için, bu ümmetin vahdeti için, bayrağımızın şanlı bir şekilde dalgalanması için, vatanımızı 780 bin kilometrekarede bir ve bütün olarak kalması için, devletimizin bekası için şehit olan tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.”

“Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Onlar diridirler; ama siz bilemezsiniz” mealindeki ayeti aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan “Şehitler ölmez, vatan bölünmez. Böldürmeyeceğiz bu vatanı bu hainlere, bu fırsatı onlara vermeyeceğiz” dedi

HALK NE DERSE, O OLACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘tek vatan, tek millet, tek bayrak ve tek devlet’ vurgusunda bulundu. Şehit kanları ile yoğrulduğu için bu toprakların vatan olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Şimdi çıkmış bir tanesi, dünyanın değişik yerlerinde, ‘Başkanlık sisteminin gelmesi için kan gerekir, kan.’ diyor. Üç unsur var, bunların bir tanesi mezhepçilik unsurudur. İkincisi ırkçılık unsurudur, üçüncüsü terör unsurudur. Bu zatın söylediklerinde bu üç unsurun tamamı var. Bunlar kandan besleniyorlar. Aynen bölücü terör örgütünün uzantıları gibi… Bunlarda da o hava esmeye başladı, herhalde oraya imrendiler. Baktılar ki bu iş, sandıkla gelmiyor, girdiği her seçimde mağlup, aldığı netice ortada. Şimdi ‘acaba kanla netice alır mıyız’ diye buna bakıyor. Alamayacaksın. Bu milletin üstüne çıkamayacaksın. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’; millet ne derse o olacak. Gençler şunu da unutmayın; halk ne derse o olacak, Hak ne derse o olacak.”

“BARIŞ VE GÜVEN İKLİMİNE KATKI SAĞLAMANIN DERDİNDEYİZ”

İslam medeniyetinin hikmet ve irfan medeniyeti olduğunu vurgulayan ve Hz. Peygamber’in "İlim, müminin yitik malıdır, nerede bulursa alır" hadisini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Nerede bir hakikat varsa onu alıp, irfan süzgecinden geçirip hayatımıza nakşetmek, bizim milletçe en önemli hasletlerimizdendir. Bakınız bugün dünyada 4,5 milyon civarında öğrenci kendi ülkesi dışında eğitim hayatını sürdürüyor. Bunların kahir ekseriyeti Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Avustralya gibi belli başlı ülkeleri tercih ediyor. Bu ülkelerin çoğunun uluslararası öğrencileri bir nevi kazanç kapısı, ticari bir meta olarak gördüklerine şahit oluyoruz. Yani dev bir sektör oluşmuş adeta. Fakat bizim için, milletimiz için uluslararası öğrenciler salt bir gelir kapısı değildir. Bilakis misafir öğrencilerimiz, dost ve kardeş ülkelerle kucaklaşmanın, iş birliğinin, tecrübe paylaşımının bir vesilesidir. Biz misafir öğrencilerimizle birlikte tüm insanlığı saracak bir huzur, barış ve güven iklimine katkı sağlamanın derdindeyiz.”

Binlerce yıldır farklı medeniyetlere, farklı kültürlere beşiklik yapmış, insanlık tarihinin hafızası olan Türkiye’de yükseköğrenim gören misafir öğrencilerin, şanslı olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkenin geçmişini, kültürünü, havasını, en önemlisi de dillere destan misafirperverliğini tecrübe etmek, başlı başına büyük bir kazanımdır. Türkiye’nin tarihi, üç kıtada hüküm sürmüş kadim medeniyetlerin özüdür, özetidir. Burada sadece bir ülkeyi, bir milleti değil; aynı zamanda Afrika, Asya ve Avrupa’nın bir hasılasını görürsünüz. Tarihi, siyaseti, hukuku, sosyolojiyi, iktisadı, dış politikayı Türkiye’de okumak; size hiçbir yerde bulamayacağınız özgün bakış açısı kazandırır” diye konuştu.

“MİLLETİNE TEPEDEN BAKANIN, ÜLKESİNE FAYDASI OLMAZ”

Türkiye’de 3 yıldır sosyoloji eğitimi alan Afganistanlı bir öğrencinin hikâyesini aktaran ve öğrencinin mektubundan, “Türkiye’ye geldiğimden beri fikrim çok değişti. Afganistan'da iken sadece Afganistan’ı ve ailemi düşüyordum; ama şimdi bir Müslüman olarak tüm insanları düşünüyor ve eşit görüyorum. Türkiye’de her ülkeden öğrenci var; bizler aynıyız, eşitiz. Allah’ıma hamdolsun şu an çok iyiyim, burada kendimi evimde gibi hissediyorum. Bundan sonraki hayatımda da, vatanım ve insanlık için elimden gelen her şeyi yapmak istiyorum” ifadelerini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Evet, bu öğrencimizin anlattıklarının size çok tanıdık geldiğini, bunun aynı zamanda sizin de hikâyeniz olduğunu biliyorum. Unutmayın; her yolculuk, her sefer insanı değiştirir, olgunlaştırır, pişirir. Bakış açınız, idrakiniz, hayata, çevreye dair duruşunuz, her bir yolculukla farklılaşır. Ancak ben sizlerin özellikle şu ince ayrıntıya dikkat etmenizi istiyorum. Değişmek farklıdır, yabancılaşmak farklı. Entegrasyon ile asimilasyon arasında çok keskin bir ayrım vardır. Şayet bir insan, bir öğrenci kendi kültürü, kendi değerleri ve kökleriyle bağlarını koparıyorsa; o değişmiyor, bilakis yabancılaşıyor demektir. Milletine tepeden bakanın; kendine, ailesine, ülkesine faydası olmaz. Biz, bunun acısını çok çektik, halen de çekiyoruz. Afrikalı, Orta Doğulu, Asyalı ülkeler bunun bedelini yıllardır ödüyorlar. Maalesef, ortak tarihimiz bu tür insan enkazlarıyla, kayıp nesillerle dolu. Ben sizin bu tür yanlışlara düşmeyeceğinize, kendi değerlerinizi asla hor, hakir görmeyeceğinize inanıyorum.”

 

Bu haber toplam 1540 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.