1. YAZARLAR

  2. MURAT GÜZEL

  3. Tanpınar ve Anadolu'nun ruhu
MURAT GÜZEL

MURAT GÜZEL

Yazarın Tüm Yazıları >

Tanpınar ve Anadolu'nun ruhu

A+A-

1243'te gerfçekleşen Kösedağ savaşında Baycu Noyan yönetimindeki küçük Moğol birliğine yenilen Selçuklu ordusu sonrası Anadolu'yu türlü iç karışıklıkların aldığını biliyoruz. Selçuklu vakanüvisi İbn Bibi'nin deyişiyle o savaşın akabinde "Rum memleketi ahvali karışıklık içinde kaldı. Garipler yuvası ve yoksullar sığınağı olan bu güzel yurtta bin türlü dertler ve mihnetler içinde tatlı bir nefes almak nasip olmadı."

Tanpınar'ın sözleriyle "Haklı haksız her kımıldanışın, hattâ en iyi niyetli hareketlerin bile en korkunç neticeleri doğurduğu" bir dönemdir bu. Şehzadelerin zehir, yay ve kirişle boğulduğu, vezirlerin, pervanelerin hanedandan daha üst yetkilerle donatıldığı bir devir. Şöyle tasvir eder bu dönemin karışıklığını Tanpınar, gerçek bir bir ruh ressamı gibi: "Bitmez tükenmez entrikaları, isyanları, ihanetleriyle, zehir, hançer ve yay kirişleriyle ölümleri -zamanın örfüne göre sülâleden prensler kendi yaylarının kirişiyle boğulurdu- biri sönünce öbürü kurulan aristokrat ve çoğu büyük âlim, vezir ailelerinin hususî politikalarıyla Anadolu tam bir Ortaçağ sonu yaşar. Hoyrat ve şehevî II. Keykubad bir ziyafet sofrasında lalası tarafından Altınordu yolunda zehirlenir. IV. Kılıç Arslan kendisini tahta çıkaran Muinüddin Pervane tarafından bir ziyafet sofrasında -şüphesiz Moğolların tasvibiyle- boğulur."

Anadolu'nun bu entrika dolu, karanlık yıllarında başka türden bir anarşizmin de uç verdiğini görürüz. Bu yıllarda ortaya çıkan mistisizm şeklini Tanpınar, "anarşinin ta kendisi" sayar. Şöyle yazar Tanpınar: "Başlangıcından itibaren daima tasavvufa meyli olan, devletin resmî dinine rağmen bir türlü tam manasıyla sünnî Müslümanlıkla yetinemeyen ve Şamanizm kalıntısı akideleri Müslüman dini ile ancak bu çerçeveler içinde birleştiren Anadolu'da Alevî akidelerle beraber Hayderîlik, Kalendirîlik gibi Melâmî tarikatleri çoğalır. İslâm âlemi için o kadar tehlikeli olan ve siyasî istikrara tesir eden Mehdî inancı kökleşir."

Bütün bunlara rağmen, Tanpınar'ın şu tespitine katılmamak mümkün değildir: "...[Anadolu'da] kuvvetli bir devlet fikri ve hanedan bağlılığı taazzuv etmişti." Bu bağlılık sayesindedir ki tüm o entrika, siyasi kargaşa, dini bulanıklık dönemlerine karşın Anadolu birliğini gecikmeli de olsa kurabilmiş, geleceğe kendini bir umut olarak taşımayı sürekli başarmıştır.

Bu yazı toplam 1635 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.